TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ
YÖNETİM DANIŞMANLIĞI VE EĞİTİM
HİZMETLERİ
TEKNOLOJİ TABANLI
GİRİŞİMCİLER İÇİN İŞ GELİŞTİRME
MENTORLÜĞÜ
SATIŞ EKİBİ
KURULUM & SAHA
YÖNETİMİ
SANAYİDE
YAZILIM & TEKNOLOJİ
SEÇİMİ
TEKNOLOJİ TRANSFER
OFİSLERİ & TEKNOPARKLAR İÇİN
İŞ GELİŞTİRME
YATIRIMCI
BULMA & DEVLET
DESTEKLERİ
YAZILIM-BİLİŞİM
SEKTÖRÜNDE SATIŞ PAZARLAMA
& İŞ GELİŞTİRME
KARİYER
PLANLAMA &
İÇ GİRİŞİMCİLİK
KEY OF CHANGE

Türkiye'de İnovasyon Teşviğinde Çarpıklık Var

İnovasyon denince akla ilk gelen kelimeler yenilik, değişiklik ve teknolojik gelişimdir. İnovasyonu en basit şekilde, farklı ve yeni fikirler geliştirmek ve bunları uygulamak olarak tanımlayabiliriz. Yapılan değişiklikler, bir sorunu çözmek için ya da daha önceden var olan ürün veya hizmetleri daha güzel ve kullanışlı hale getirmek için yapılabilir. Bu değişikliklerin hayata geçmesi ve elde edilen yeni oluşumdan ticari gelir elde edilmesi inovasyon sürecini oluşturur. Günümüzde inovasyon konusuyla ilgili tartışmalardan biri olan “yenilik, ticari gelir getirirse mi inovasyon olur” sorusu.
 

İnovasyon sürecini ekonomik ve toplumsal kazanç olarak tanımlayanlar oldukça fazla. Ama şu bir gerçek ki bireylerde ve toplumda değişime olan istek ve girişimcilik inovasyonla özdeşleşen kavramlardır ve yenilik dendiğinde ticari başarıya sahip olsun veya olmasın, her türlü yeni eylem anlaşılmaktadır. OECD ve Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan ve TÜBİTAK tarafından Türkçe'ye çevrilen Oslo Kılavuzu’nda, inovasyon "yenilik (inovasyon), yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün (mal ya da hizmet) veya sürecin; yeni bir pazarlama yönteminin ya da iş uygulamalarında, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasıdır” şeklinde tanımlanır.
 

Günümüzün çok hızlı değişen şartlarında şirketlerin ayakta kalabilmesi için inovasyon, yani yenilik ve değişiklik, kaçınılmazdır. Bu değişikliği şirketler gerek ürünlerinde, gerek hizmetlerinde, gerekse üretim yöntemlerinde veya hepsinde uygulayabilirler. İnovasyon firmalara rekabet gücü kazandırır ve inovasyon sürekliliği olan bir faaliyettir.
 

23 Aralık’ta yapılan Anti İnovasyon Paneli’nin moderatörlüğünü Ersan Can Öksüz’ün yaptığı panele konuşmacı olarak katılan Okan Üniversitesi Tekno Arge Müdürü Bülent Erbaş ve Türkiye’nin Amerika’daki toplam 74 patentinden 2’sine sahip olan Denis Şener inovasyon kavramıyla ilgili çarpıcı tespitlerde bulundu.

Bülent Erbaş konuşmasında yeniliğin fark yaratmak ve bir bakıma mevcut düzenin dışına çıkmak olduğunu, regülasyonlar sayesinde de yeni oluşan düzenin sınırlarının belirlendiğini böylece aslında regülasyon ve inovasyon arasında bir tezat olduğunu söyledi.

Denis Şener yaptığı konuşmada inovasyonun aykırılık kavramı olarak algılanabildiğini ve bizim toplumumuzun aykırılığa kapalı olduğunu söyledi. Ayrıca Şener tartışılan “yenilik, ticari gelir getirirse mi inovasyon olur” sorusunu matematikte veya fizikte yapılan yeni buluşların doğrudan ticari gelir getirmese bile onlar da inovasyondur, şeklinde cevapladı.
 

İnovasyonda patent almanın da önemini vurgulayan konuşmacılar patentin olumlu ve olumsuz yanlarına dikkat çekti. Konuşmacılar patentin, yeniliği ve yeniliği yapan kişiyi korumasına rağmen, gelişmeyi durdurucu bir özelliğinin de olduğunu söyledi. Çünkü bir şirketin kullandığı ve patentini aldığı bir teknolojiyi başka bir şirket kullanamıyor veya çok fazla miktarda para ödemesi gerekiyor bu da diğer şirketlerin önünde bir bariyer oluşturuyor. Ama patentle ilgili başka önemli bir nokta da bu bariyerleri yıkmak için patent, şirketleri farklı düşünmeye sevk ediyor ve böylece teknoloji ilerleyebiliyor. Google’ın Motorola’yı sadece patentleri için aldığını söyleyen Erbaş,

“Google, ölü bir yapıya sadece Motorola’nın patentleri için çok fazla para verdi ve Microsoft’u durdurmak istedi çünkü Motorola teknolojisinin bir kısmını Microsoft kullanıyordu”

dedi. Türkiye’de yaklaşık 10-15 yıldan bu yana inovasyon panelleri ve kongrelerinin yapıldığını ve bu kongrelerde inovasyondan çok girişimcilik kavramının konuşulduğunu fakat ortada bir sonucun olmadığını söyleyen Erbaş ve Şener, Türkiye’de projelerin, argenin ve teşviğin yeterince olmadığını vurguladı. Türkiye’deki inovasyon teşviğinde çarpıklık olduğunu söyleyen konuşmacılar bir örnekle durumu özetledi. Türkiye’de bir üniversitede doktora öğrencisi bir buluş yaptığında, inovasyon sonucunda elde edilen gelirin tamamının öğretim görevlisine gittiğini bu yüzden öğrencilerde inovasyonla ilgili motivasyonun kırıldığına dikkat çektiler. Inovasyonun sadece eğitimle olamayacağını söyleyen konuşmacılar, inovasyon yapmak için daha çok projeye ve desteğe ihtiyacımız olduğunu söylediler 



site design & technology
SLC Web Mühendisliği
www.slc.com.tr