TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ
YÖNETİM DANIŞMANLIĞI VE EĞİTİM
HİZMETLERİ
TEKNOLOJİ TABANLI
GİRİŞİMCİLER İÇİN İŞ GELİŞTİRME
MENTORLÜĞÜ
SATIŞ EKİBİ
KURULUM & SAHA
YÖNETİMİ
SANAYİDE
YAZILIM & TEKNOLOJİ
SEÇİMİ
TEKNOLOJİ TRANSFER
OFİSLERİ & TEKNOPARKLAR İÇİN
İŞ GELİŞTİRME
YATIRIMCI
BULMA & DEVLET
DESTEKLERİ
YAZILIM-BİLİŞİM
SEKTÖRÜNDE SATIŞ PAZARLAMA
& İŞ GELİŞTİRME
KARİYER
PLANLAMA &
İÇ GİRİŞİMCİLİK
KEY OF CHANGE

Oracle Open World

Her yıl olduğu gibi bu yıl da IT dünyasının gözü bir haftalığına San Francisco’daydı. Daha önce söz verdiği dört büyük ürün duyurusu yapan Oracle, özellikle yeni bulut servislerini ön plana çıkardı
 

Oracle Open World’ün açılış konuşmasını Oracle CEO’su ve sektörün efsane isimlerinden olan Larry Ellison yaptı. Ellison yaklaşık 1 saat sahnede kaldığı açılış konuşması esnasında daha önce hissedarlar toplantısı esnasında söz verdiği 4 büyük duyuruyu yaptı:
 

IaaS: Infrastructure as a Service
Oracle’ın sahibi olduğu ve yönettiği “Oracle Private Cloud” hizmeti
Bulut uygulamaları için birden fazla kiracıya hizmet verebilen veri tabanı
Tümüyle “in Memory” Exadata 3
Bu yeniliklerden yazımızın ilerleyen bölümlerinde detaylı olarak bahsedeceğiz. Şimdi Larry Ellison’un açılış konuşmasındaki detaylara bakalım.
 

Larry Ellison sahneye çıkar çıkmaz Fujitsu’ya teşekkür etti. Fujitsu ile birlikte SPARC işlemcilerin yeni versiyonu üzerinde çalıştıklarını belirten Ellison, önümüzdeki yılın bu döneminde “Oracle uygulamalarını dünyadaki tüm işlemcilerden daha hızlı çalıştıracak” yeni işlemci ile kullanıcıların karşısına çıkacaklarını dile getirdi. Dolayısıyla Oracle Open World 2013’e dair en büyük tüyo CEO’dan geldi.


oracle open world Oracle Cloud: Tüm Katmanlar Tek Bir Sağlayıcıdan


Ellison ardından Oracle Cloud konusundaki duyurusuna geçti. Burada bizleri bulut teknolojisinin başladığı döneme götüren CEO, bilgisayar dünyasının yeni çağa girişini anlattı. 90’ların sonunda Salesforce.com gibi firmaların ilk bulut hizmetini vermeye başladığını söyleyen Larry Ellison, bu yaklaşımın her şeyin başlangıcı olduğunu belirtti. Salesforce.com, 1998 yılında “Software as a Service” teklifini sunan ilk firmalardan biriydi. Larry Ellison, yazılımı servis olarak alan firmaların zaman içinde farklı uygulamaları birleştirmek istemesiyle platform ihtiyacı duyduğunu dile getirdi. Bu da “Platform as a Service” ihtiyacını duyurmuştu. Fakat PaaS ile birlikte de bulut hizmeti anahtar teslim hale gelememişti. Dolayısıyla Bulut Bilişim’in 3. aşaması ortaya çıktı. Larry Ellison bu noktada “Infrastructure as a Service” hizmetini ilk sunan firmalardan birinin 2008 yılında Amazon olduğunu dile getirdi.
 
 


Open World 2012 sonrasında Oracle da Infrastructure as a Service yani IaaS hizmeti sunan firmalar arasına katılıyor.

Oracle Cloud’u Farklı Kılan Ne?
 

Larry Ellison’un da söylediği gibi rakipler SaaS ve IaaS gibi hizmetlere zaten bir süredir sahip. Peki Oracle’ı bu noktada farklı kılan ne? İşte sunumunda Larry Ellison’un Bulut Bilişim’i en başından ele almasının sebebi de bu farkı ortaya koymaktı. Bulutu 3 aşamaya ayıran ve bu aşamaları tek tek açıklayan Ellison, bu konuda çözüm sunan büyük firmaların adını vermekten çekinmedi. Oracle’ın büyüklüğünü ortaya koyduğu nokta ise tüm bu firmalara aynı anda rakip olacak olması. Slaytlarında SaaS konusunda kendilerine SAP yerine Salesforce’u rakip gördüklerini belirten Oracle CEO’su, IaaS konusunda ise IBM’i değil Amazon’u rakip olarak belirlemiş. Dolayısıyla Oracle, bulutun tüm katmanlarını geliştiren ve müşteriye bir paket haline sunabilen tek firma olarak ön plana çıkıyor. Firmanın bulut teklifi artık şu şekilde:
 

SaaS: CRM Suite, HCM Suite, ERP Suite – Salesforce.com direk rakip
PaaS: Oracle, Platform anlamında Pazar lideri ürünlere sahip: Oracle DBMS #1, Java #1, Fusion Middleware # 1, Oracle Social Network.
IaaS: (Yeni duyurusu yapılan servisler): OS, VM, Compute Service, Storage Service – Exadata, Exalogic, SuperCluster, InfiniBand- Amazon.com direkt rakip


Tüm bu ürünlerle birlikte Oracle artık müşterilerine komple bir bulut çözümü sunabilecek hale geliyor. Larry Ellison’un bu konuda yaptığı benzetme basit ve anlaşılması kolay: Elektrik prizi… Oracle Cloud’u elektrik sağlayıcılarına benzeten Ellison, temel görevin müşteriye elektrik ulaştırmak olduğunu ve bunu yaparken farklı enerji türleri, karmaşık yapılar kullanıldığını dile getirdi. Fakat evdeki kullanıcı sadece fişi elektrik prizine takar ve gerisini düşünmez. Elektriğin nasıl üretildiği ve eve nasıl ulaştığı onları ilgilendirmez. Ayrıca elektriğe ulaşmak için yatırım yapmak, büyük paralar harcamak zorunda kalmazlar. Tek yapmaları gereken kullandıkları elektriğin parasını ödemektir. İşte Oracle’ın müşterilere sunacağı bulut hizmeti de bu mantığa sahip. Siz bulut hizmetini alın, kullanın ve gerisini Oracle’a bırakın. Ne kadar kullanırsanız, o kadar aylık ücret ödeyin.
 

Oracle Private Cloud

İkinci önemli duyuru ise özel bulut hizmeti oldu. Bu hizmet, aslında yukarıda bahsettiğimiz 3 aşamalı hizmetleri kapsıyor. Fakat önemli bir farkı var: Sizin güvenlik duvarınızın arkasında görev yapıyor. Oracle Cloud hizmetinin bir uzantısı olan özel bulut hizmeti ile Oracle, kendi donanım altyapısını (Exalogic, Exadata, SuperCluster ve sanallaştırılmış depolama) sizin veri merkezinize yerleştiriyor. Fakat sistem yine Oracle’a ait ve yönetimi de Oracle tarafından yürütülüyor. Böylece güvenlik duvarınızdan önce, kendi veri merkezinizde görev yapan bir sisteme bulut servisinde olduğu gibi aylık kullanım bedeli ödeyerek sahip oluyorsunuz.
 

Oracle Private Cloud CRM, HCM ve ERP gibi tüm Oracle yazılımlarını çalıştırabildiği gibi E-Business Suite, PeopleSoft, Siebel gibi uyarlanmış yazılımlarla da uyumlu. Ayrıca Oracle Cloud ve Oracle Private Cloud tümüyle aynı altyapıyı kullanıyor ve birbiriyle kolaylıkla bağlantı kurabiliyor. Dolayısıyla Oracle Private Cloud’da geliştirdiğiniz bir uygulamayı özel buluta taşıyabiliyor ya da Oracle Cloud’u test, yedekleme gibi işlemler için kullanıp özel bulut sisteminizi riske atmamış oluyorsunuz.
 

Oracle Database 12c, Larry Ellison’un üçüncü büyük duyurusu oldu. Firmanın Oracle Database ürününün yeni versiyonu olan 12c’nin isminde bulunan “C” harfi Cloud kelimesini temsil ediyor. Larry Ellison, çok önem verdikleri bu ürünü geliştirmek için 4 yıldır çalıştıklarını söyledi.
 

Oracle Database 12c, dünyanın ilk “çoklu kiracı” ile kullanılabilen veri tabanı olma özelliğini taşıyor. Aslında bu sistem diğer firmalar tarafından da kullanıcılara sunuluyor. Fakat SaaS firmalarında sistem uygulama kademesinde çalışıyor. Firmalarda farklı uygulamalar için birçok farklı veri tabanı kullanıldığından zamanla bu sistemi sadece ayakta tutmak bile ciddi bir maliyet ve iş yükü oluşturuyor.
 

Oracle’ın sunduğu sistem ise bu işlemi veri tabanı katmanına indiriyor. Her uygulama için ayrı süreçler ve bellek kullanmak yerine tek bir ana sistem getiren Oracle ayrıca “Container Database” yani taşıyıcı veri tabanı kavramını hayatımıza getirmiş oluyor. Bu veri tabanı, tüm uygulamaların üzerinde çalışabilmesi için geliştirilmiş özel bir mimariye sahip ve istediğiniz uygulamaları tek bir veri tabanına aktarıp çalışabilmenizi sağlıyor. Eskiden tüm bu uygulamalar için ayrı bir bellek ve işletim sistemi gerekebiliyordu. Larry Ellison, yeni sistemi USB belleklere benzetiyor. Burada taşıyıcı veri tabanı bilgisayar, eklenecek uygulama ise USB bellek oluyor. Yeni bir uygulama gerektiğinde onu taşıyıcı veri tabanına kendi veri tabanıyla birlikte eklemek yeterli oluyor. Tabii sistem sadece uygulama değil müşteri veri tabanları için de geçerli. Yani taşıyıcı veri tabanı, birden fazla müşterini veri tabanını da aynı noktada toplamak için de kullanılabiliyor. Bu durum güvenlik ve yedekleme gibi konularda büyük bir iş yükünden kurtulmak demek.
 

Larry Ellison’un verdiği bilgilere göre bu sistem sayesinde 50 veri tabanına sahip bir sistem 20 GB yerine 3 GB bellek ile kullanılabiliyor. Bunun yanında aynı sistem için 6’da 1 oranında donanım kullanmak da yeterli oluyor. Tabii bunlar Oracle’ın sunduğu veriler.
 

Oracle Database 12c, önümüzdeki yıl yani 2013’te piyasada olacak.
 

Oracle Exadata X3
 

Son büyük duyuru ise Oracle Cloud’un donanım tarafında yer alıyor. Oracle Exadata’nın üçüncü versiyonu olan X3. Larry Ellison’un bu ürünle ilgili sunumda söylediği ilk söz “Eğer daha önceki Exadata ürünlerinin hızlı olduğunu düşünüyorsanız, henüz hiçbir şey görmediniz” şeklindeydi. Bu ürünü dikkat çekici kılan yönü her şeyin “In-memory” olması. Yani birden fazla veri tabanı Exadata X3’ün belleği üzerine çalışabiliyor. Oracle, bu yüksek bellek ihtiyacını karşılayabilmek için tek bir Rack üzerinde 26 Terabyte DRAM ve Flash bellek kullanıyor. Üstelik 10 kat sıkıştırma sayesinde toplamda 220 TB’lık veri tabanının bellek üzerinde çalışması mümkün. Böylece yavaş disk sürücüleri yerine bütün işlem çok daha hızlı olan DRAM ve Flash bellek üzerinde yapılıyor.
 

Exadata X3 hakkında biraz daha teknik bilgi vermek gerekirse: X2’ye göre 4 kat daha fazla Flash bellek (Rack başına 22 TB), %33 daha fazla veri akışı ( SQL çalıştırırken 100 GB/sn), %10-30 arasında enerji tasarrufu (Rack başına 3 kW).
 

Oracle, bu sistemin fiyatının Exadata X2 ile birebir aynı olacağını duyurdu. Firma ayrıca Oracle Private Cloud kullanan müşterilerin veri merkezine de bu makineyi kuracak. Böylece aylık kullanım ücreti ödeyerek Exadata X3 kullanmak mümkün hale gelecek.
 

Oracle Platinum Services

Oracle, Open World 2012 esnasında önemli bir servisin daha duyurusunu yaptı. “Platinum Services” adındaki yeni hizmet, Oracle Premier Support müşterilerine ekstra bir ücret olmadan sunulacak. Servisin en dikkat çekici yanı çok hızlı cevap sürelerine sahip olması. Oracle, bu servisi sunduğu müşterilerine 7/24 uzaktan hata takibi, 5 dakikada hata bildirimi, 15 dakikada yeniden çalıştırma, 30 dakikada eş zamanlı hata ayıklama ve geliştirme, yılda 4 kez güncelleme ve açık kapatma.
 

Oracle Başkanı Mark Hurd de kendi sunumunda müşteri servislerinde hızın ve memnuniyetin önemine dikkat çekti. Dave Carrol’ın United Airlines ile yaşadığı problemi örnek gösteren Hurd’ün konuşması şu şekildeydi:
 

“Dave Carrol (Kanadalı sanatçı) 3.500 dolarlık gitarını kırdıklarını söylediğinde hepimiz bunu duyduk. United Airlines bu sorunu geçiştirmeyi başardı. Fakat Carrol bir şarkı yaptı, klibini çekti ve internete yükledi. 1 gün içinde 25.000 kez izlenen video, şimdilerde 12 milyon izlenme rakamına ulaştı. Elbette video medyaya da yansıdı ve video yayınlandıktan 4 gün sonra ise United Airlines’ın hisse değeri %10 düştü, şirket 180 milyon dolar kaybetti. İşte müşteri deneyiminin gücü bu”.
 

Oracle Euro Bazında Büyüdü

Larry Ellison, firmanın son çeyrekte gelirlerinin bir miktar düşmesi konusunda da konuştu. Dolar bazında bakıldığında Oracle bir miktar gerilemiş gibi gözüktüğünü söyleyen Ellison, aslında bu durumun doların Euro karşısında güçlenmesine bağlıyor. Avrupa’da çok başarılı işler gerçekleştirdiklerini belirten Ellison, aslında büyüme gerçekleştirmelerine rağmen doların değerinin yükselmesi sebebiyle cironun avrodan dolara çevrilmesiyle düşüş yaşandığına dikkat çekiyor. Larry Ellison, özellikle Sun Microsystems satın alması sonrasında donanım anlamında büyüme fırsatı yakaladıklarını dile getirdi. Oracle’ın donanım kalemi son dönemde %100 civarında büyüme yaşıyor.
 

Oracle’ın 2013 yılında büyük bir satın alma planlamadığını da ekleyelim. Firma tümüyle bulut hizmetlerine odaklanmış durumda ve özellikle donanım anlamında yüksek hızda büyümeyi planlıyor. 



site design & technology
SLC Web Mühendisliği
www.slc.com.tr